Senin değil bir çocuğun elleri Bir daha gülebilmek için yürek genişliğince Bir susmanın gölgesine sığınır -Ellerinde kopan bütün tutuşlar Eskiden kalma bir savaş düzeni Tutku son kalan çocuktur Pembeleşen sessizleşen sokakta Yalnızlığın koruduğu ağaçlarda Akşamın korku gibi içilen karanlığı Uzun bir yolculuktur Bir deniz kıyısında çağrışan mavileri Taşır zarflara koyup postacılar Biraz daha geceyse güneşin umuru mu Bütün mektuplar aynı özlemi yazar -İki yıl geçti yüzümden sen görmeyeli beri
Afşar Timuçin